EMANETİ İNSAN YÜKLENDİ

Semavat ve arzın tüm cesamet ve azametlerine rağmen, emaneti üslenmekten çekinmeleri, teklif-i İlâhiyeye karşı gelmek değildir. Bu çekinmenin sebebi, o mesuliyeti yerine getirecek bir kabiliyete sahip olmamalarıdır. İnsan ise, Allah’ın ona ihsan ettiği istidat ve kabiliyeti sayesinde o emaneti üslenmiştir.

Demek ki, emanetten asıl maksat, insanın kendisine verilmiş olan nihayetsiz kabiliyet ve istidat ile Vacibü’l Vücud Hazretlerini tanıması ve O’nun sıfat ve esmâsına ayine olmasıdır. 

Gökler ve yerler, Allah’ı tesbih etmekle birlikte, Allah’ı bütün isim ve sıfatlarıyla tanıyamazlar. Mesela, onlar kendilerinde ilim olmadığı için Allah’ın ilim sıfatını ve Âlim ismini bilemezler. İradeleri olmadığından Allah’ın irade sıfatını, keza merhametleri olmadığından Allah’ın ihsan ve merhametini anlayamazlar. 

Evet, Allah’ı mümkün olduğu kadar anlayıp anlatan, sevip sevdiren, korkup korkutan, hamd ve sena, tahmid ve tespih eden insandır. İnsan bu cihetiyle meleklerden üstün kılınmış, yeryüzünün halifesi olmuştur.

Mehmed Kırkıncı
Yazdır   Kapat