BEDEN DE RUH DA AHSEN-İ TAKVİM ÜZERE

Malûmdur ki, her hane, içinde oturanın mahiyetine göre tanzim olunur. Kümes tavuğa göre, kafes kanaryaya göre yapılır.

Rahîm-i Zülkemâl, ebedî saadete namzet olarak yarattığı ve nice duygularla teçhiz ettiği insan ruhuna, onun ifa edeceği ulvî vazifelerini yapmaya en elverişli beden giydirmiştir.

Beden ruhun hanesidir. Ruh en güzel ve en mükemmel mahiyette yaratıldığı için, onun hanesi olan beden de bu kemalden nasibini almış, o da ahsen olmuştur. Böylece insan ahsen-i takvim derecesine çıkmıştır.

Evet, insanın bedeni güzel ve mükemmel olduğu gibi, ruhu ve kalbi de güzeldir. Ruhu güzelleştiren ve zinetlendiren ise iman, marifet, muhabbet, ihlâs, takva, iffet ve edep gibi ulvi hasletlerdir. İnsan bu kudsi hasletler ile Cenab-ı Hakk’ın kurbiyetine, muhabbet ve rızasına mazhar olur. Böylece diğer mahlûkların en güzeli ve en itibarlısı olmaya layık bir kıvama gelir. 

İnsanın aklı paha biçilemez İlahî bir nur ve Rabbanî bir mürşittir. Akıl, Cenab-ı Hakk’ın insana bahşettiği nimetlerin en büyüğüdür ve cennetlerin fevkindedir. 

İmanın mahalli, marifet ve muhabbetin tecellîgâhı ve bütün feyizlerin kaynağı olan kalbin değeri de her türlü tasavvurun fevkindedir.

Yazar: Mehmed Kırkıncı
Eklenme Tarihi: 09/7/2018
Okunma Sayısı : 9

« Önceki Yazı Sonraki Yazı »

Yorum Ekle

Yazı hakkında yorumlarınızı, katkılarınızı ve önerilerini bize bu alandan gönderebilirsiniz.

İsminiz
E-Posta
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
sekiz yedi sekiz bir sifir sifir